Hrant Dink davasının en adil, en asil ve en ülkeme yaraşır şekilde (!!!!!!) sonuçlandığı bugünlerde, yine aynı şey dikkatimi çekiyor.
Ve bu şey bana, harika işleyen hukuk sistemimizden, demokrasimizden daha fazla korku veriyor. Hatta korku demek yetmiyor; şu ingiliz dilinde "terrified" denilen şeyden oluyorum. Terör yaşıyorum.
Çünkü bu şey, bu memlekette yaşayan en yaygın zihniyetin tepkisi. Kim çıkıp "Hrant için yürüyelim" dese "Aman da şehitlerimiz için yürümezsiniz", "Müslüman din kardeşlerimize, Türk oğlu Türk evlatlarımıza sahip çıkmadınız" feryatlarıyla karşılaşıyor.
Şimdi bu zihniyete şöyle bir cevap veresim var kendimce:
Bak canım, bak gözüm. Ben bu memlekette şehitlerim için yürürüm ya da yürümem. Şehit olsun olmasın o gencecik canlar gittikçe içim yanar. Ama bunun kökünü ben kazıyamam! Ben yürürsem, şehitler için değil; o eğitimsiz çocukları dağlara süren, çatışmaya sokan sisteme karşı yürürüm. Ben yürürsem, o terör denen laneti bitirmeyen güçlere, devlete devletlere karşı yürürüm. İşte bu yürüyüş, Hrant için yürümekle aynı yürüyüştür. Çünkü terörü besleyen, terörü yapan ve terörü destekleyen iç-dış güç Hrantı öldürenle aynı güçtür. Aynı "sözde" milliyetçi, aynı yaygaracı, aynı faşizan güçtür. Ben şehitlerimize ağlarım, Hrant'a ağlarım, Uğur Mumcu'ya, Çetin Emeç'e ağlarım. Ama en çok "idrak" sorununu bir türlü aşamayan halkımın körlüğüne ağlarım.
Bak canım, bak kör gözüm. Hrant elinde silahıyla savaşırken ölmedi. Asker değildi, komutanı tarafından düşman üzerine, kalaşnikof önüne atılıp can almaya, can vermeye giderken ölmedi. O kalleşçe öldürüldü, yazısıyla, sözüyle, okuduğuyla, bildiği-bilmediğiyle savaşırken ama pusu kurarken değil, dağda değil, taarruzda değil; gazetesinin önünde, kendi silahsız-şiddetsiz mücadelesini verirken, ekmeğini kazanırken öldürüldü. Ne şeref madalyası, ne şehit maaşı, ne anıt mezarı verildi ailesine. Yüzbinler tarafından kahraman ilan edilmeden, buruk bir hüzün bırakarak, konuşanlara bu ülkede ne olduğunu gösterircesine, ayakkabısının eskisiyle verdi nefesini son kez. Yetmedi, bu ülkede ardından ağlayanlardan çok, "oh iyi oldu" çekildi.
İşte bu yüzden ben, Hrant için ağlarım, yürürüm.
Çünkü Hrant için yürüyebilenler çoğaldıkça azalacak şehitlerim...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder