23 Temmuz 2012 Pazartesi

postmodern 'bir" biir denemesi


bölünemeyen
ama paramparça olabilen
ve vurulup kırıldığında dahi

yine aynı, tek.
çoğalsa, eksilse ve eskise de
hep bir, tek.

herşeyin ondan taştığı yanılsanan.

hiçbirşeyi değiştirmese de,
değişse de, dönüşse de
içine binlercesi sığınsa,
içi salt boşluk olsa da bir.

içi, dışı, başı, sonu bir.

birden geriye kalan,
bir.

herşey ve herkes durgunlaştığında,
kaçıp gittiğinde...
sözler bittiğinde değil ama sözler dindiğinde.

gece mesela,
uykuda, rüyada ama hayalde değil
bir.

deniz kenarında, güneşlenirken;
bir kadehlik düşünürken,
gökyüzüne bakarken ya da bir balıkçı teknesi homurdanırken ılık sabah önlerinde.

kalp ağrıyınca,
haykırırcasına ağlayınca,
en azından ağlamak arzusu duyunca
bir.

bilen bir.
bilmesi istenen başka birken,
başkalaşırken, özlerken,

sığlaşınca herkes,
ya da sıkılınca derinlerden yine bir.
***
kum taneleri hayal ediyorum,
ruhumun ölüsünü arındırabilen.

bu ara sıkça konuşmayı düşünür oldum.
iki çift laf edeyim istedim,
iki demlenmek
ama yine bir.

mide ağrısı, yürek spazmı derken,
iki el istedim 'bir'leşen...

yine bir.

bir ben, benliği bin parça
ama bölünemez bir.

'bu ne yaman çelişki anne' diyecek oldum sonra,

anne, kardeş, baba, evlat, dost,
ve sevgili

yok, yine bir.

parmak uçlarım hissetmeyeli
burnum sızladığında o desteği,

ve gözümdeki buğuyu silmeyeli hiç 'bir' ten.
ben.
bir.

alın teri ilişkilerimin tuzunu ege sahillerine döktüm ben.

herkes tatil yapıyor sanarken ben güneşte yaralarımın kabuklarını erittim, nasırlaştırdım sonra.

kızımla kumdan kaleler yaparken,
kalelerimi yıktım gençlikten kalma heyecanlı insancıllığımın.

ve döndüm,
bir.

en sevdiğim şarkılara döktüm içimi,
ağladım, güldüm.

kendini ağlar insan hep.

mesela bir sevgiliden ayrılmak zordur ya,
bir ömürlük sevdayı, meltemle uçurdum ben karşı kıyılara.

içim bomboş,
içim dolu,
içim bir.

bir, bir Parmenides epiği,
Plotinos masalı belki.

oysa labirentlerden geçerken,
masallaşan, yalanlaşan bir değil çok.

hem birin içi, dışı yok.
içi, dışı, başı sonu bir.

üstelik sevdiğim rakamlar hep çiftken,
öyle acımasızca çarpıyor ki aynalar...
bir vuruyor gözlerin ikililiğine inat.

iki gözüm,
bakışınız bir.

bir öldüm,
bir dirildim.

döndüm.

ve dedim ki onlara,

'belki üstünüzden bir tır geçer'