gökyüzünde kurulmuş cümleler var,
göztaşı gibi düşüyorlar bir bir;
yıldızlar kaydı sanıp usanmadan dilekler tutuyoruz.
gecenin en serin vaktinde içine alev düşer ya,
olur ya...
şarkılar içiyoruz,
şarap kokusu çalınıyor burnumuza.
gökyüzünde kurulmuş cümleler var,
tutamadıkça tutulduğumuz.
kozmolojik bir savaşın orta yerinde,
yapısöküyoruz.
kimsesiz hissetmek,
kimsesiz olmak...
kimse olmak.
kimseyi beklemek.
bir ben,
bir estragon... *
unuttuğumuz zamanlar var.
unutulduğumuz.
hiç iyileşmemiş bir yara,
iyileşmezmiş.
ah, üç damla göz yaşı aksa kıpkırmızı,
ah kan revan,
bu aralar blushlaşmış rose moda.
pembe olmalı ya o rüyalar,
kan akmasın gözünden, gözümden.
elimize yüzümüze bulaşmış:
dört yanımız yitik bir aşk öyküsü,
hep öykündüğümüz.
gökyüzünde kurulmuş cümleler var,
ve bir zaman diliminde tutup indireceğiz onları yere...
aethere karışacağız.
aristotelesin düşü gerçek olacak.