içtiğim şehirleri bir şiire kusmak istedim,
ya da seçtiğim şiirleri bir şehre yazmak.
kucağına düştüğümüz,
küllerinin arasında ben'imizi aradığımız,
bulduğumuz, olduğumuz.
geçtiğim yolları bir şiire çizmek istedim.
koşaradım oynaşan ışıklarla mehtapta,
coşaradım şarkılar doldurduk ya hani kadehlere.
her aşk biter mi bilmem,
benim geceye aşkım bitmedi hiç.
her gece aşığım, her geceye.
sevdiğim geceleri bir şiire yazmak istedim,
köşe bucak kaçtı hece.
hilal olur, dolunay da olur.
yıldız yıldız akrostiş yaptım harflerini.
koynumda bir at nalı,
kara kediler tarafından kovalanıyorum ne zamandır.
ne zaman kafamı çevirsem gökyüzü niyetine,
hep bir merdiven altı.
aynalara baktım, aynalar kırık.
kırık aynalardan bir yüz yapmak istedim.
küllerinden o şehrin,
dünlerinden bu şehrin.
sihir sihir kayıp gitti sisler ardına en sevmişliğim de
bitmedi işte,
hiçbir geceye aşkım.
gece gece yollara düşmek istedim,
her yolda bir gece düşledim.
bitmedi gece, gitmedi yol.
içtiğim şiirleri bir şehre kusmak ve hep geçmişliğe yok gençmişliğe
ama en çok senmişliğe küsmek istedim.
adını yıldız yıldız koynuma astım
paslanmış bir at nalı.
durdum.
duruldum.
gecenin karasında,
koca bir gençmişliğin kuytusunda
bulunamazdı elbet aradığım o dört yapraklı yonca.
durdum,
uğurdun.
uğursuzdum.
16 Mayıs 2013 Perşembe
20 Nisan 2013 Cumartesi
mevsim normallerinin ya altı, ya üstü sen ve ben...
hiç aynı güneşte buluşamadı coşkumuz ve hiç aynı yağmurda ıslanmadı hüznümüz.
kaçak sevmiştik, kaçak seviştik de, hiç huzurda barınmadı öykümüz.
nice temmuz geçti, nice ekim...
bir bahar gölgesine sığmadı düşümüz.
ben sensizlikte istedim seni en çok,
sen başucu aşkından başkasını bilmedin.
sen başım, sen gönlüm olmuştun oysa,
kokunu hiç çekmeden de benimsedim.
sen bilmedin hiç bensizliği,
ben senli olmaya yetişemedim.
ben seninle hiç yenişemedim.
nice yaz geçti, nice kış.
ben en çok bir sonbahar gecesi sevdim.
yüzünde parıldayan haziran sarısına inat.
***
nice ben geçti.
sen hep orada.
işte yine ısınmaya yüz tuttu tenlerimiz,
çocukluk çağım geldi.
yine düşünür oldum seninle bir deniz kıyısında büyülenmeyi.
sen hep deniz kıyısı
benim içimde samyeli.
***
hep uçurum kenarlarına denk düştü benim yollarım,
seninki kaldırım emniyeti.
hiç kesişemedik düzlük bir şehirde.
kaç şehir gezdik de,
yerleşemedik tamam bir sevdanın evinde.
***
ben hiç bilemedim keza,
bir sevda tamam olur mu?
tamam sevda durgunluğunda durulamadım,
kurulamadım kalp köşesinde.
ben, hep bir yanı kanatlı.
sen kol kanat.
ben tamam olamadım da,
sen tastamam budaklandın rüyamda.
***
nice zaman geçti.
kurmadığım cümlelere ayıp olmasın diye susmadım ya hani hiç.
seslenmiş sözcüklerim bin pişman.
hece hece işledim o allahın cezası üç harfi,
yine de barınamadı öykümüz
hiç, huzurda.
nakış bilmem de, çömez bir iğne işçiliğiyle çöller kadar kum taneleri arasında aradım o çakıl taşımı. koynuma astım sonra ömrüm dedim.
ömrünü koynuna asan ne kadar yorulursa işte,
ben o kadar sürükledim gölgemle,
gölgeni.
kusmuk kokulu alkol sonrası sokaklarından,
ıhlamur dibine döndüm geldim.
en ayrılıklı şarkılardan,
kadeh kadeh yolsuzluktan geldim.
***
nice yolsuzluktan yol buldum geldim ben de,
sen yolundan hiç adım vermedin.
kuytuluğuna sokuldum ben de,
kuyular kazdım inmedin.
ben sensizlikten geldim,
sen her gün ağardığında iki gözüm,
iki gözüm hep sende,
bir bakışını gönlüme çeviremedin.
ben aşk denen şeyden çoktan geçtim de,
dile dökülenin peşinden geldim.
sustum.
oynadım.
oynamadım.
küstüm de,
bir nefes üflemedin yangınıma.
***
ben sararmış yaprakları, çiçeklenmiş erik dallarını, çakıl taşlarımı, ıslak toprağımı aldım.
yüklenmiş buluttum.
kipsiz yüklem.
zamanlarımı topladım geldim de,
sen bensizlik nedir bilmedin.
***
nice öldüm, nice dirildim
nice düştüm, nice dikildim.
nice temmuz, nice ekim.
ben sensizlikten seni bulup geldim.
senden sensizliği alıp gideceğim.
hiç öykümüz
barınmadı
huzurda
hiç aynı güneşte buluşamadı coşkumuz ve hiç aynı yağmurda ıslanmadı hüznümüz.
kaçak sevmiştik, kaçak seviştik de, hiç huzurda barınmadı öykümüz.
nice temmuz geçti, nice ekim...
bir bahar gölgesine sığmadı düşümüz.
ben sensizlikte istedim seni en çok,
sen başucu aşkından başkasını bilmedin.
sen başım, sen gönlüm olmuştun oysa,
kokunu hiç çekmeden de benimsedim.
sen bilmedin hiç bensizliği,
ben senli olmaya yetişemedim.
ben seninle hiç yenişemedim.
nice yaz geçti, nice kış.
ben en çok bir sonbahar gecesi sevdim.
yüzünde parıldayan haziran sarısına inat.
***
nice ben geçti.
sen hep orada.
işte yine ısınmaya yüz tuttu tenlerimiz,
çocukluk çağım geldi.
yine düşünür oldum seninle bir deniz kıyısında büyülenmeyi.
sen hep deniz kıyısı
benim içimde samyeli.
***
hep uçurum kenarlarına denk düştü benim yollarım,
seninki kaldırım emniyeti.
hiç kesişemedik düzlük bir şehirde.
kaç şehir gezdik de,
yerleşemedik tamam bir sevdanın evinde.
***
ben hiç bilemedim keza,
bir sevda tamam olur mu?
tamam sevda durgunluğunda durulamadım,
kurulamadım kalp köşesinde.
ben, hep bir yanı kanatlı.
sen kol kanat.
ben tamam olamadım da,
sen tastamam budaklandın rüyamda.
***
nice zaman geçti.
kurmadığım cümlelere ayıp olmasın diye susmadım ya hani hiç.
seslenmiş sözcüklerim bin pişman.
hece hece işledim o allahın cezası üç harfi,
yine de barınamadı öykümüz
hiç, huzurda.
nakış bilmem de, çömez bir iğne işçiliğiyle çöller kadar kum taneleri arasında aradım o çakıl taşımı. koynuma astım sonra ömrüm dedim.
ömrünü koynuna asan ne kadar yorulursa işte,
ben o kadar sürükledim gölgemle,
gölgeni.
kusmuk kokulu alkol sonrası sokaklarından,
ıhlamur dibine döndüm geldim.
en ayrılıklı şarkılardan,
kadeh kadeh yolsuzluktan geldim.
***
nice yolsuzluktan yol buldum geldim ben de,
sen yolundan hiç adım vermedin.
kuytuluğuna sokuldum ben de,
kuyular kazdım inmedin.
ben sensizlikten geldim,
sen her gün ağardığında iki gözüm,
iki gözüm hep sende,
bir bakışını gönlüme çeviremedin.
ben aşk denen şeyden çoktan geçtim de,
dile dökülenin peşinden geldim.
sustum.
oynadım.
oynamadım.
küstüm de,
bir nefes üflemedin yangınıma.
***
ben sararmış yaprakları, çiçeklenmiş erik dallarını, çakıl taşlarımı, ıslak toprağımı aldım.
yüklenmiş buluttum.
kipsiz yüklem.
zamanlarımı topladım geldim de,
sen bensizlik nedir bilmedin.
***
nice öldüm, nice dirildim
nice düştüm, nice dikildim.
nice temmuz, nice ekim.
ben sensizlikten seni bulup geldim.
senden sensizliği alıp gideceğim.
hiç öykümüz
barınmadı
huzurda
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)