Hayatımdaki en atraksiyonlu haftalardan biri üstümden geçip gitti.
Önce Dilrubam kuzum geniz eti boku püsürü sebebiyle ameliyat oldu. Herkesin bir minik parodiymişcesine rahat rahat ağız kulaklarda anlattığı ve bahsini ettiği bu şey için; benim 10 kiloluk yaşam belirtisi varlığım ameliyat önlüğünü ve bonesini kostüm edinince, bir de kendisini o ameliyathane buzhanesine götürüp hemşirelere ve anestezi asistanlarına emanet etme işi başıma gümleyince bir dramaqueen, bir sulugöz oldum çıktım. Yarım saatlik operasyon artı önceki haftanın bana yaşattığı stress seviyesi sebebiyle bir dizi panik atak belirtisine gark oldum.
5 dakika sonra enfaktüse maruz kalacağım der gibi çarpan kalbim henüz sakinleşmemişti ki, kız kardeşimin bir trafik kazasında daha sahne aldığını öğrendim. Kafasını çarpmış, dizi şişmiş, tomografi sonuç, kusmalar derken eşşek arısı sokmuşundan bir de arpacık sahibi oluverdim.
Bu iki hadiseyi de büyük ölçekli hasar almadan atlattık atlatmasına ama benim gaza gelen fibromiyaljim, ülserim ve migrenime eklentilenen arpacığımla, yeni yılın ilk günlerini işgal eden final haftam oldukça zorlu geçecek; hissediyorum.
Yahu doktorada final haftası da neymiş, paper da paper isyanım da işe yaramadı. Hatta sınav istemem, ille de ödev diye arkadaşıma yakındığımı duyan hocam; ben Dilruba'nın ameliyatı nedeniyle Bursa'da iken bütün sınıfa (hatta sınıfta olmayanlara dahi) ödev ekleştirmiş en güzelinden-----ben hariç :) Şimdi zavallı sınıf arkadaşlarım hem finale girecek hem ödev yazacak...Geçmiş ola.
Zira bu hafta bana geçti.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder