6 Aralık 2011 Salı

hayaller kırılmasa, hiç sırası gelmez gerçeğin ve hep çocuk kalırız! (fena alternatif değil ya neyse, yedik bitti)

Tek top dondurma hakkı varken, o tek top yere çarptığı an büyümeye başlar çocuk...Uçan balonun ipi minik avuçlarından kaydığında büyür sonra, boyu 1 metreyi bulmamış ilk aşkı, 110 cmlik başka bir çocuğun yanına koştuğunda büyür...En can arkadaşı, öğretmeni tarafından başka bir sıraya oturtulduğunda...İkinci dilim pastasını kardeşine vermesi gerektiğinde, karne hediyesi olarak sade bir aferin ile sıcak bir anne öpücüğünden başka birşey alamadığı sömestre tatilinin başında büyür...Kırılan oyuncağının yerine yenisi gelmediğinde, bandajlanmış bebeğinin saçını tararken, tek lastiği kopmuş arabasına makaradan tekerlek yapmaya çabalarken büyür...Sokakta sek sek oynarken düşer, büyür. Kendi başına ayağa kalkmak zorunda kalır, büyür. Tüm sınıf geziye giderken, pencere kenarında oturur, büyür.
Arkadaşları denize girerken, dükkanda babasına yardım etmek zorunda kalınca büyür. Her uzattığında elini tutan eli, kendisinin tutması gerekir, büyür. En çok çalıştığı dersin sınavından sıfırla çakınca büyür, ilk tutuştuğu kavgada duvara yapışınca büyür...Yenildikçe büyür...

Hayaller büyümek içindir, çocuklarınızın hayal kırıklıklarını toplamayın! Ayaklarına battıkça o kırıklar, bir çocuk büyür!

2 yorum:

  1. Büyüdük... Ruh yaşım beden yaşımın on yüz bin milyon fazlası ;) Buna rağmen hala büyümeye devam !!! E sıkıldım büyümekten ama hayat büyütmekten sıkılmadı... Mukadderaaat ! ;) Güzel çok güzel yazmışsın...

    YanıtlaSil
  2. :) danke schon şekerim. Gel gor ki, ne sıkıcı bir yer olur hayat büyümek aniden duruverse, öylece eriversek? hiç bir şey şaşırtmasa bizi? iyidir büyümek ve aynı anda hiç büyüyememek...:)

    YanıtlaSil