mevsim normallerinin ya altı, ya üstü sen ve ben...
hiç aynı güneşte buluşamadı coşkumuz ve hiç aynı yağmurda ıslanmadı hüznümüz.
kaçak sevmiştik, kaçak seviştik de, hiç huzurda barınmadı öykümüz.
nice temmuz geçti, nice ekim...
bir bahar gölgesine sığmadı düşümüz.
ben sensizlikte istedim seni en çok,
sen başucu aşkından başkasını bilmedin.
sen başım, sen gönlüm olmuştun oysa,
kokunu hiç çekmeden de benimsedim.
sen bilmedin hiç bensizliği,
ben senli olmaya yetişemedim.
ben seninle hiç yenişemedim.
nice yaz geçti, nice kış.
ben en çok bir sonbahar gecesi sevdim.
yüzünde parıldayan haziran sarısına inat.
***
nice ben geçti.
sen hep orada.
işte yine ısınmaya yüz tuttu tenlerimiz,
çocukluk çağım geldi.
yine düşünür oldum seninle bir deniz kıyısında büyülenmeyi.
sen hep deniz kıyısı
benim içimde samyeli.
***
hep uçurum kenarlarına denk düştü benim yollarım,
seninki kaldırım emniyeti.
hiç kesişemedik düzlük bir şehirde.
kaç şehir gezdik de,
yerleşemedik tamam bir sevdanın evinde.
***
ben hiç bilemedim keza,
bir sevda tamam olur mu?
tamam sevda durgunluğunda durulamadım,
kurulamadım kalp köşesinde.
ben, hep bir yanı kanatlı.
sen kol kanat.
ben tamam olamadım da,
sen tastamam budaklandın rüyamda.
***
nice zaman geçti.
kurmadığım cümlelere ayıp olmasın diye susmadım ya hani hiç.
seslenmiş sözcüklerim bin pişman.
hece hece işledim o allahın cezası üç harfi,
yine de barınamadı öykümüz
hiç, huzurda.
nakış bilmem de, çömez bir iğne işçiliğiyle çöller kadar kum taneleri arasında aradım o çakıl taşımı. koynuma astım sonra ömrüm dedim.
ömrünü koynuna asan ne kadar yorulursa işte,
ben o kadar sürükledim gölgemle,
gölgeni.
kusmuk kokulu alkol sonrası sokaklarından,
ıhlamur dibine döndüm geldim.
en ayrılıklı şarkılardan,
kadeh kadeh yolsuzluktan geldim.
***
nice yolsuzluktan yol buldum geldim ben de,
sen yolundan hiç adım vermedin.
kuytuluğuna sokuldum ben de,
kuyular kazdım inmedin.
ben sensizlikten geldim,
sen her gün ağardığında iki gözüm,
iki gözüm hep sende,
bir bakışını gönlüme çeviremedin.
ben aşk denen şeyden çoktan geçtim de,
dile dökülenin peşinden geldim.
sustum.
oynadım.
oynamadım.
küstüm de,
bir nefes üflemedin yangınıma.
***
ben sararmış yaprakları, çiçeklenmiş erik dallarını, çakıl taşlarımı, ıslak toprağımı aldım.
yüklenmiş buluttum.
kipsiz yüklem.
zamanlarımı topladım geldim de,
sen bensizlik nedir bilmedin.
***
nice öldüm, nice dirildim
nice düştüm, nice dikildim.
nice temmuz, nice ekim.
ben sensizlikten seni bulup geldim.
senden sensizliği alıp gideceğim.
hiç öykümüz
barınmadı
huzurda
tek kelimeyle mükemmel. okudukça okuyası geliyor insanın.
YanıtlaSil